Renklerin sudaki ahengi olarak bilinen ebru sanatını tanıyor musunuz?

Renklerin sudaki ahengi olarak bilinen ebru sanatını tanıyor musunuz?

Birbirinden güzel doğal renklerin, suya damlayıp ahenk oluşturduğu, kağıda aktarılarak da gözlere ve gönüllere hitap ettiği Ebru Sanatı, Türk İslam sanatları arasında en başı almış, geçmişten günümüze kadar canlı kalmıştır. İşte detaylarıyla ebru sanatı...Peki nedir bu ebru sanatı?

Renklerin suya karışarak ortaya çıkardığı ahenk olarak bilinen  "Ebru" sanatının tarihçesi ile ilgili net bir bilgi olmamakla birlikte, 13. Ve 14. yüzyılda Türkistan, Semerkant  ve İran da ortaya çıktığına dair kaynaklar mevcuttur.

İsmini Farsça da "ebrî (bulutumsu) veya abru (su yüzü) kelimesinden aldığı bilinen bu sanat, İran’dan Osmanlı'ya gelmiş, Türk İslam sanatlarının başında yer almıştır. Osmanlı döneminde ciltli kitapların kapaklarında ve iç kısımlarında, devlet belgeleri ve resmi yazışmalarda ise zemin olarak kullanılmıştır. Usta-çırak ilişkisi ile uygulamalı olarak öğretilen bu soyut sanatın görülen yönleri kadar,  görülmeyen kısmı da ön planda tutulmuştur. Ustasından öğrenilirken; “bilmediğini kabullenmeyi, benlik iddiasından sıyrılmayı” gayret  ve çaba gösterildikten  sonra ortaya çıkacak sonucu beklemekle de adeta “akışa teslim olmayı, içsel yolculuğu ve ilahi güzelliklerde kaybolmayı” anlatan bu güzide sanatın diğer bir ayrıcalığı ise, icrasında kullanılan bütün malzemelerin doğadan elde ediliyor olması.

Peki nedir bu malzemeler?

Ebru sanatında başlıca kullanılan malzeme geniş bir teknedir. Bunlara ilaveten; kâğıt, su, toprak, boya, öd, at kılı, gül dalı temin edilir.

Tekne

Tahta veya her hangi bir metalden yapılmış, 4-6 cm derinliğinde, Ebru yapılacak kağıdın boyundan bir kaç cm den daha büyük kaptır.

Kitre

Geven adı verilen bir bitkinin gövdesine attıkları çiziklerden sızan suyun kurumasıyla elde edilir. Ebru yapılacak suyun kıvamını arttırmak için, belli ölçülerde kullanılır.

Boya

halk dilinde  “Toprak Boya” olarak isimlendirilen, doğadaki metal oksitlerden elde edilen boyalar kullanılır.

Öd

Boyanın su dibine çökmemesi için kullanılır. Kullanılan renklerin birbirine karışmasını engeller. Ayrı rengin değişik tonlarının elde edilmesini sağlar ve boyanın kağıda yapışmasında önemli rol oynar.

Su

Sertliği olmayan, damıtılmış su  tercih edilir.

Fırça

Farklı uzunluklarda ve kalınlıkta  olan gül dallarına, ortası boş kalacak şekilde at kıllarının sarılması ile yapılan fırçalar kullanılır.

Kağıt

Parlak veya laklı yüzeyi olmayan kağıtlar kullanılır.

 

Peki nasıl yapılır?

Öncelikle tekne, kitreli su ile doldurulur. Toprak boyalar iki ayrı yüzey arasında ezilir(Bu yüzey seramikte olabilir). Ezilen boyalara az miktar su katılarak çamur kıvamı elde edilir. Çamur kıvamına gelen boyaya “öd”eklenerek,15 gün, bazen 1 ay kadar bekletilir. Sonra sulandırılarak kullanılır. 

Ustalar, bu aşamaları aşağıdaki gibi  yorumlamışlardır.

Toprağın ezilmesi : “güzelliklere erişebilmek için çekilen sıkıntıları”

Kıvama  gelmesi için beklenen zaman: “sabrı”

Yavaşça suyla buluşan damlaların: ”sabırdan sonra erişilen güzellikleri"

Tüm bu doğal güzellikler bir araya getirilerek yapılan Ebru sanatı, günümüzde hâlen usta eller ve sanatçı ruhlar tarafından icra edilmektedir.

Kaliteli Hayat

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki Haber
Sonraki Haber