Kullandığınız şampuandaki gizli tehlikenin farkında mısınız? İşte  şampuanlardaki zararlı bileşenler!

Kullandığınız şampuandaki gizli tehlikenin farkında mısınız? İşte şampuanlardaki zararlı bileşenler!

Siz de şampuan alırken etiket okumakta zorlanıyor musunuz? Çoğumuzun şampuan alırken tek düşündüğü şey saçlarımızın parlak görünmesi ve güzel kokması...Bu makale, kullandığınız saç bakım ürünlerinin etiketlerine yeni bir bakış açısıyla bakmanıza yardımcı olacak! Bu sayede vücudunuza giren kimyasalların daha fazla farkına varabileceksiniz.

Günümüz toplumunda, insanlar; gıdalardan, günlük tüketim ürünlerine sağlıklı bir yaşam tarzı yaşamak konusunda daha bilinçli hale geliyor. Burada bir tüketici olarak yapmamız gereken en önemli şey tabiki içerikleri okumak!

Peki kullandığınız şampuanın içeriğini biliyor musunuz? 

1. Amonyum Lauril Sülfat veya Sodyum Laureth Sülfat (SLES)

Sülfatlar, ucuz ve etkili bir köpük oluşturucusu olduğu için yaygın olarak şampuanlarda bulunur. Sodyum Lauril Sülfat, orta derecede tahriş edici özelliğe sahiptir. Cilt tarafından kolayca emilebilen bu kimyasal, aynı zamanda çeşitli kimyasallarla tepkimeye girerek kanserojen olduğu bilinen nitrozaminlere dönüşebilmektedir.  Sabuna benzer davranırlar. Hassas cilde sahip kişilerde de alerjik reaksiyonlara neden olabilirler. Östrojen hormonunu taklit eden Sodyum Lauril Sülfat, malesef çocuk şampuanlarında bile fazlaca kullanılmaktadır.

2. Sodyum Lauril Sülfat (SLS)

SLES gibi aynı şekilde çalışır. Sodyum Lauril Sülfat, ürünlerin köpürmesini sağlayan ana maddedir. Çoğu kişi için ürünlerin köpürmesi daha iyi temizlediğinin işareti olsa da gerçekler tam tersini göstermektedir. Çünkü bu ürünlerin köpürmesini sağlayan Sodyum Lauril Sülfat oldukça ağır bir kimyasaldır. SLS, insan vücudu üzerinde mutajenik özelliklere ve başka toksik etkilere sahip olabilir. Yüksek derecede SLS emilimi iç organlar için oldukça zararlı olabilir.

3. Parabenler

Parabenler, kozmetiklerde ve şampuanlarda bakteri üremesini önlemek için koruyucu olarak kullanılır. Genellikle raf ömrünü uzatmak için kullanılan parabenler, östrojen hormonunu taklit etmesi ve meme kanseri hücrelerinin artışı ile ilişkilendirilmiştir. Malesef düşük maliyetli olduğundan, birçok kozmetik ve kişisel bakım ürününde yer alıyor.

4. Sodyum Klorür

Sodyum klorür basitçe tuzdur. Şampuan ve saç kremlerinde daha kalın kıvamın korunmasında rol oynar. Tuz, zaten hassas olan saç derisini kuru ve kaşıntılı hale getirebilir ve bu da sonunda saç dökülmesine neden olabilir.

5. Polietilen Glikoller (PEG)

PEG'ler ayrıca, genellikle zararlı olan etilen oksitler ve 1,4-dioksan gibi yan ürünlerle kontamine olan koyulaştırıcı maddelerdir. çoğunlukla kişisel bakım ürünlerinde nemlendirici olarak kullanılır.Bildirilen yan etkiler arasında merkezi sinir sistemi toksisitesi, nöbetler ve kardiyak aritmi yer alır. 

6. Dietanolamin (DEA) ve Trietanolamin (TEA)

DEA ve TEA, farklı maddeler arasındaki yüzey gerilimini azaltan emülsiyonlaştırıcılar ve köpük ajanlarıdır, böylece suda çözünür ve yağda çözünür bileşenler birbirine karışabilir. 

7. Formaldehit

Zararlı olan tüm şampuan bileşenleri arasında formaldehit en korkutucu olabilir. Formaldehit, insanlarda kanserojen olduğu bilinen bir maddedir ve hayvanlar üzerinde yapılan testlerde deri yoluyla emildiği kanıtlanmıştır. Formaldehit salıcıların farklı isimlerde yer almakla birlikte, şampuanlarda yaygın olanı kuaterniyum-15'tir.

8. Sentetik Kokular

Etiketinde “koku” bulunan ürünler binlerce gizli kimyasal içerir. Kokulu kozmetik ürünlerdeki bazı bileşenler üreme sistemlerini bozabilir, kansere, astıma neden olabilirler. 

9. Sentetik Renkler

Çoğu şampuan ve saç kremi, güzel görünmelerini sağlamak için sentetik bir renkle boyanır. Bu renkler, tümü sağlığa zararlı etkileri olan petrol veya kömür katranı kaynaklarından gelir. 

10. Dimetikon

Bir tür silikon olan dimetikon, temelde plastiktir ve saçınızın parlak görünmesi yanılsamasını vermek için saçınızı yağlı hissettiren ürün oluşumuna katkıda bulunur. Gerçekte, saçı ağırlaştırır, ağır, gevşek ve cansız hale getirir. Besin maddelerinin içeri girmesini engeller ve kafa derinizdeki gözenekleri tıkayarak cilt tahrişine veya saç kaybına neden olabilir.

Unutmayın, kronik hastalıkların birçoğunun altında, vücudunuzda oluşan toksik kirlenme yer alır. Yediklerinize, içtiklerinize dikkat ettiğiniz kadar kullandığınız ürünlere de dikkat edin. 

Kaliteli Hayat

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki Haber
Sonraki Haber