Tövbe etmek istiyorum ne yapmalıyım? Tövbe duası nasıl yapılır?

Tövbe etmek istiyorum ne yapmalıyım? Tövbe duası nasıl yapılır?

Tevbe etmek ne demektir? Tevbe edip hatalarından dönen kişi ne yapmalıdır? Hatalarından pişmanlık duyan kimse, tevbe etmiş sayılır mı? Her bir sorunun cevabını bu yazımızda bulabilirsiniz.

TEVBE NEDİR?

Kişinin işlediği hatalar ve günahlardan dönerek, pişman olup Allah’tan af dilemesine "tevbe" denir.

Her insan hata yapar. Hiç kimse hatadan uzak bir şekilde yaratılmamıştır. İnsan olmanın gereği hata yapmak ve düşe kalka da olsa kulluk yolculuğunda hatalarını kabul edip, yoluna devam etmektir.

Şeytan insanı bazen ümitsizliğe sevk edebilir. Allah(c.c.)'ın bağışlamayacağı hiç bir günah yoktur. Yeter ki kul kendisini bilerek Allah’a yönelsin. Rabbimiz kendisine şirk koşulmadığı müddetçe bütün günahları affedeceğini bizlere bildirmiştir.

Nitekim Kur-an’ı Kerim’de:

"Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler". (Ali İmran 135) buyurulmuştur.

Bir diğer ayette ise rabbimiz:
"'De ki: Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok esirgeyen, çok bağışlayandır." (Zümer Suresi, 39/53. ) buyurarak, kullarını affedeceği müjdesini vermiştir.

O öyle bir Allah’tır ki, hiç kimsenin günahı, O’nun(c.c.) rahmetinden daha büyük olamaz. Yeryüzünde ki bütün canlıların birbirine merhamet etmesi, Allah(c.c.)ın yer yüzüne indirdiği rahmetinin bir tecellisidir.

Peygamber Efendimiz(S.A.V.)
“Hiç şüphesiz Allah Teâlâ'nın yüz rahmeti vardır. Bunlardan sadece bir rahmeti cinler, insanlar, hayvanlar ve zehirli hayvanlar arasına (yeryüzüne) indirmiştir. İşte bütün mahlukat bu bir rahmet vesilesiyle birbirlerine şefkât gösterirler. Bu rahmet vesilesiyle birbirlerine merhamet ederler. Bu rahmet vesilesiyle yabanî hayvanlar yavrularına şefkât gösterirler. Allah Teâlâ doksan dokuz rahmeti ise, onunla mümin kullarına merhamet etmek için kıyâmet gününe saklamıştır." (Müslim, Hadis No:6908) buyurmuşlardır.

Allah(c.c.) öyle bir rahmetle kullarını sarıp sarmalar ki, "Settar" ismiyle tüm kusurları örter ve hiç açmaz. Hiç kimsenin bilmediği günahları gizler ve kulunu şefkatiyle sarıp sarmalar. Yeter ki kul düştüğünde gelip özür dilesin. Yeter ki kul, O’ndan başka gidecek bir kapısı olmadığını idrak etsin.

Bir diğer hadisi şerifte yine Peygamber Efendimiz(S.A.V.) bize müjdeler veriyor.: 

- Bir adam Rasulullah (S.A.V.)'e gelerek “Ben bir insanın işleyebileceği bütün haramları işlemiş birisiyim. Senin aklına ne geliyorsa günah olarak onları yaptım. Cennet umudum var mı benim” diye sormuş. Peygamber Efendimiz(S.A.V.)O kişiye ”Müslüman mısın sen  ”deyince adam: ”Müslümanım ya Rasulallah” diye cevap vermiş. Efendimiz(S.A.V.) o zaman beni iyi dinle. Sen müslüman oldun ya. Bahsettiğin günahları affettiği gibi Allah, senin için onları sevap olarak yazdı üstelik.” buyurmuşlardır.

PEKİ KİŞİ TEVBE ETMEK İÇİN HANGİ DUALARI OKUMALIDIR?

Hadişi şefirde şöyle buyruluyor: "Herhangi bir kul, bir günah işlediğinde, güzelce abdest alır, kalkar iki rekât namaz kılar, sonra Allah'tan bağışlanmasını isterse, Allah Teâlâ muhakkak onu affeder."

Öncelikle güzelce abdest alarak, iki rekat namaz kılınır.

Tevbe etmek için okunması gereken duaların başında elbette kişinin içinden gelerek, yaptığı günahların pişmanlığı ile yalvararak dua etmesi, Rabbinden af dilemesi gelir. Bunun dışında ise Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'in bizler için tavsiye ettiği tevbe duaları vardır.

Bunların başında “istiğfarların efendisi” olarak bilinen Seyyidül istiğfar duası yer alır.

SEYYİDÜL İSTİĞFAR DUASI
OKUNUŞU
Allahümme ente Rabbî lâ ilahe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mes’tetâtü eûzü bike min şerri mâ sanâtü ebû’ü leke bi-nîmetike aleyye ve ebû’ü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfıruz-zünûbe illâ ente.

ANLAMI
"Allah’ım! Sen benim Rabbimsin! Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben Senin kulunum; gücüm yettiği kadarıyla Senin ahdin ve va’din üzere bulunuyorum. Yaptığım fenalıkların şerrinden Sana sığınırım. Üzerimde olan nimetlerini itiraf ederim; günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü Senden başka hiçbir kimse günahları bağışlamaz." (Buhârî, Deavât, 2)

Bu duanın fazileti hakkında Peygamber Efendimiz(S.A.V.):

“Kim, seyyidül istiğfar duasının faziletine inanarak gündüz okursa, gece olmadan öldüğünde cennetlik olur. Aynı şekilde gece okuyup, sabah olmadan ölürse yine cennetlik olur.” buyurmuşlardır.

Peygamber Efendimiz(S.A.V.) gün içerisinde her daim zikir halinde idi. O(S.A.V.) gelmiş ve geçmiş tüm günahları bağışlandığı halde, Allah(c.c.)ı anmaktan bir an bile gafil olmamıştır. Peygamber Efendimiz(S.A.V.)'in sürekli dilinden düşürmediği tevbe ve istiğfar zikirleri şu şekildedir:

Hz. Ömer'in (r.a) oğlu Abdullah ibni Ömer (R.A.): Biz Resulullah Efendimizin bir mecliste 100 defa "Rabbiğfir lî ve tüb aleyye inneke ente't-tevvâbü'r-rahîm." dediğine şahidiz buyurmuşlardır. (Tirmizi-deavat-38)

ANLAMI: 
"Rabbim, beni mağfiret et, tevbemi kabul et. Sen tevbeleri çok çok kabul eden merhamet sahibisin."
Hz Ebu Hureyre(r.a):  Efendimiz(S.A.V.)'den daha çok “estağfirullahe ve etübü ileyhi” Allah’a istiğfar eder ve O’na tevbe ederim” diyen başka birini görmedim” buyurmuşlardır. (Nesai-Kübra)

Günahın affının şartlarından biri de, kişinin işlediği günahı kimselere anlatmamasıdır.

Günahını ona buna anlatan hanımlara Hz. Aişe (r.anha) annemizin pek güzel bir tavsiyesi vardır. Şöyle buyurur: “Ey Mü’min hanımlar! Biriniz bir günah işlediğinde, Allah da o günahı başkalarından gizlediğinde, yaptığı hatayı birine söylemeden duramaz mı? İnsan günahını başkasına anlatmamalıdır. Çünkü kullar affetmeyi değil ayıplamayı bilir. Allah ise ayıplamaz, affeder.” (İshak b. Râhûye, Müsned [Belûşî], III, 953)

Her kul hata eder, önemli olan hatadan dönmek, bir daha yapmamak üzere tevbe etmektir. Fakat dönülmüş olsa bile, yine de Alemlerin Rabbi olan Allah’tan ümit kesilmemeli, yüz bin kere de olsa kapısından gitmeden özür dilenmelidir.

En Yeniler