“Biri Beni Andı” Diyerek Önemsemediğiniz Kulak Çınlaması Neyin Habercisi?

“Biri beni mi andı” cümleleri size de tanıdık mı geldi? Kulak çınlamasının yalnızca biri tarafından anılmak olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz..İşte kulak çınlamasının olası nedenleri..

Ne zaman kulağımız çınlasa "biri beni anıyor, acaba kim” diye düşünmekten ve söylemekten kendimizi alıkoyamayız. Hatta bu durum halk arasında o kadar yaygındır ki; kişi sağ kulağı çınlayınca iyi, sol kulağı çınlayınca kötü bir şekilde anıldığına inanır. Oysa kulak çınlaması, her hangi bir sağlık probleminin habercisi olabilir. Tıpta ismi tinnutus olarak bilinen kulak çınlaması, dışarıdan gelen hiç bir ses olmadığı halde, kişinin hissettiği çınlama sesi olarak algıladığı bir durumdur.

Bazen çınlama sesi, bazen uğultu, bazen basınç olarakta kendini gösteren tinnutus, uzun süre devam ettiğinde mutlaka doktora başvurulması gereken bir rahatsızlık olabilir.

Uzun süren kulak çınlamasının bir çok nedeni olabilir. Kulak çınlaması şikayeti ile doktora başvuran bir kimsenin öncelikle hikayesi dinlenir ve doktor bu duruma göre bir şema belirler. Daha sonra gerekli görülürse hasta belli testlerden geçirilir. Uygulanan bazı ölçekler ve testler sonucunda ortaya konulan teşhisler ise oldukça önemlidir. Çünkü kulak çınlamasının altında bir çok neden olabilir. Bunlar; işitme kaybı, damar yolu problemleri, şeker ve tansiyon hastalıkları, psikolojik nedenler, ve bazen de görme bozukluğunun da eşlik ettiği beyin lezyonları olabilmektedir.

Kulak çınlaması, esasen bir semptomdur. Bundan ötürü altında yatan sebebi bulmak, tedavide sonuca ulaşmayı sağlar. Hastaya yapılacak olan işitme testleri veya farklı testlerle rahatsızlığın sebebi ortaya konulur. Hangi sebepten dolayı yaşanıyorsa, ona göre bir tedavi başlanılır. Daha sonra dışardan kullanılan aparat, radyo frekans dalgaları veya bir takım nöromodülasyon denilen tekniklerle iç kulakta ki sinir uçlarını uyarıcı aparatlar aracılığı ile rahatsızlık tedavi edilir.

Uzun süre kulak çınlaması yaşayan kimse, bu durumdan pisikolojik olarak da etkilenebilir. Kişide anksiyete bozukluğu olma ihtimaline karşılık, bir takım ölçeklerle bu durum netleştirilerek, anksiyete tedavisi de yapılacak olan tedaviye dahil edilir. Böylelikle bütüncül olarak ele alınan rahatsızlığın tedavisi gerçekleşmiş olur.

Genellikle yetişkinlerde yaşanan bu durum, zaman zaman çocuklarda da karşımıza çıkabilir. Çocuklar bu durumu net ifade edemeyip, öfke ile yaşadıklarını dışa vurmaya çalışabilirler. Böyle bir durumda, kulağına ses geldiğini söyleyen çocuğun şikayeti dikkate alınmalı, uzun sürdüğü durumlarda mutlaka kulak burun boğan uzmanına başvurulmalıdır. Eğer gerekli olursa doktorunuz odyoloji ve konuşma bozuklukları, nöroloji, psikoloji bölümlerine teşhis ve tedavi için yönlendirecektir.

TEDAVİYE EK OLARAK EVDE NELER YAPILABİLİR?

✔️ Öncelikle sesin size zarar vermeyeceğini ve sizi sağır etmeyeceğini bilmelisiniz.

✔️ Yüksek sese maruz kalmaktan kaçının.

✔️ Sinir ve stres oluşturan ortamlardan uzak durun.

✔️ Kan basıncınızın kontrol altında olması önemlidir. Sık sık kontrol edin..

✔️ Günlük egzersizler yapmanız hem kan basıncını kontrol altında olması için, hem de stresi azaltarak rahatlama sağladığı için önemlidir.

✔️ Uyku düzeninize dikkat edin. Özellikle 23:00 ile 03:00 saatleri arasında uykuda olmaya özen gösterin.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Haberler Haberleri